Genel

Taşın Tadı

Hayatımın en güzel dönemi en kötü şekilde geçiyorken bir anda değerli bir mücevher girdi hayatıma. Değiştirdi değişimimi ve değişmeyenlerimi, değiştiremediklerimi ve değişmeyeceğim zannettiğim şeyleri.

Aşk dedikleri şeyi ilk kez deneyimlemekteydim. Cevabını veremediğim bir soru işaretiydi, kategorize edemediğim ve anlayamadığım bir kişiliğe sahipti. Belkide onda çekici bulduğum şey bu bilinemez haliydi. Yahut O, o kadar basitti ki ben onun bu kadar da basite indirgenemeyecek olduğunu zannedip kişiliğini kompleks ve anlaşılamayacak duruma getirmekteydim.

Fakat içimde bazı kuşkular var. Sanki bazı şeylerde bariz hatalar, tutarsızlıklar var. Zihnim sorgulamaya bayılır. Her boku sorgular. Ve genelde haklı çıkar. Yani doğruyu bulmasa da yanlışı tespit etmek konusunda gayet başarılıdır. Fakat bu gönül işini akla değil, kalbe vermem gerektiği kanısındayım.

Birini sevmek değil, sevgi olmaktı mesele şimdiye değin, şimdiyse hem sevmek hemde sevginin kendisi olmaya çaba sarf etmekteyim. Birisini sevmek zordur. Sevgi hak etmeyen kişilere verilirse hüsrana ve isyana götürür. Onun için dikkatlice sevmeli.

Peki kalp nasıl dikkatlice sever? Onun meyilli olduğu; direkt neyi varsa verip sonrasında verdiğinden fazlasını istemek değil mi? Kalbin görevi sınırsız sevmek değil mi? Değil! Kalp pompa yapar dostum. Pompacıyı sevgi çağlayanı olarak görmek gibi bir rahatsızlığımız var bizim.

Sevgi? Neyin nesidir bu duygu seli? Bilimsel olarak bir takım kimyasal tepkimelerin meydana gelmesi. Ama rüyalar gördürüyor insana. Tatlı rüyalar…

Yorum Yap